Gecenin "kör" saati. ayak bileklerimden alnıma doğru yürüyen bir akım, köpek havlamalarına karışıyor gecede...
kuyudan çıktığım an'lar.
- bir kuyudan çıktım ben.
İnsan basit bir formül. hayır formül değil . insan basit.
basit istekleri var....
harflerden kelimelere, kelimelerden cümlelere ve SES! oluyorlar....
"dil" olmasaymış.
ağız dolusu sarfedilen sesler: en heveslileri, "en"leri öfkeyle çıkıyor,
"en" çok şidet dil'de hüküm sürüyor.
O'na "konuşmak" diyoruz.
başka çeşitleri de var: bağırmak, azarlamak, küfretmek...... DİL.
Sevgi sesleri var: duymak istenilen kelimelerden, cümlelerden kurulmuş. biraz daha masum.
kısır, yetersiz ve popüler. seslenilene "aynısını duymak istiyorum" mesajı var....
HADİ !DAHA YABANCIYIM, DAHA DA DAHA DA.....
YA-BAN-CI.
"yalnız yaşı olmayan ve dünyalarını kendi içlerinde taşıyan insanlara dayanabildiğimi görüyorum."
...............................
Sessiz bir hareket başlıyor, sessizliğin yakıcı hareketliliği, her susuş bir facia.
Konuşmaktan daha ağır susmanın sorumluluğu...
Bir eyleyen var bir de izleyen, eyleyen eylediğini niçin eylediğini bilirse ki nasıl eylediği bir tek kendi ilgisindedir-
İzleyici nasıldır?
İzleyici....
...................................
Sözler, gözler, izler... teğet geçiyor!
Dünyada sakin bir gün: kalanlar; içerde bir çocuk parçalanıyor, bir genç kırılıyor, bir kadın çözüle çözüle doğruluyor, ayaklanıyor...birisi hala acemi.
Kalanlar çıkıp çıkıp yüzeye aceleyle kuyuya iniyor.
İçerde rayından çıkıyor ol-an,
İçerde tırnaklar geçiyor ten'e,
Tırnaklar iyice içeriye...
Bölen, parçalayan, çözen bir şeyler içeride...
nihilart (S.T.)